20 Ocak 2010 Çarşamba

MİMmi?


Gül Bahçesi 'nin mesajını görünce heyooo ilk mimim deyip sevinip...Zormuş yaww deyip geri çekilmedim desem yalan olur:)))
İlginçmi yoksa hayatımdaki kendimde gördüğüm benim için önemli ayrıntıları ve beni tanıyanların ismimi sölediklerinde akıllarına gelen özelliklerimi filtreledim sizin için...Buraya bu kadar nasıl yazabildiğim hariç

İlk olarak...
Buraya bu kadar yazıyı nasıl yazabildiğimi anlamakta zorlanıyorum...Eminin arkadaşlarım bilseler inanmazlar..Sölüyorum gülüolar...Şu anda hiç bir arkadaşımda yok blogum://
Hayatımda çok isteyip yapamadığım bir ayrıntı günlük yazmak...Evde yaklaşık bi 10 tane günlüğüm vardır...Ama hepsinin sadece ilk sayfaları yazılı:))
"çılgın bediş" vardı hatırlıyomusunuz? Çocukluğıumda çok özenirdim..Onun gibi "Sevgili günlük" diye başlayıp hayatımı yazmak ve "iyi geceler günlük" deyip bitirmek. çok istedim ama hayatımda başarısız olduğum tek konudur...

İkinci olarak...
Çok fazla batıl inancım vardır...Aklınıza gelebilcek herşey aynı zamanda başkalarından öğrendiklerimide sünger gibi çeker hayatıma alır ve uygularım:))
Altıncı hissim çok kuvvetlidir...Çok iyi kahve falı hatta ondan daha iyi tarot bakarım:))Bazende hiç birşeye bakmadan içimden geleni sölerim....
Aman nazar değmesin..Tahtaya vur:)))


Üçüncü olarak...
Çok azimliyimdir...Diğer adım "AZİME" dir....Çok kişi bu ünvanımı almaya çalıştı ama henüz sanırım başaran olmadı:))
Kafama koymam ve başarmam lazım.....Kafama koyduğumda zafer benim olana kadar mutsuzumdur...Çok plancıyımdır...Ve bana artıları başarılarımdır...

Dördüncü olarak....
Geçmiş yıllara hayranlığım....Hayatıma aldığım her objede, cisimde etkisini hissederim, hissettiririm....
1950-60-70 li yıllar o dönemde yaşanmış politika, moda, müzik, olaylar, durumlar, güzellikler, çirkinlikler hakkında az çok bilgim vardır...Tarihi severim...Moda adıyla Vintage...Benim için tutkudur...

Beşinci olarak...
Pikaplar,Gramafonlar ve Plaklar tamamen benim için ayrı bir dünyadır...
Onlardan çıkan analog muhteşem ses eşliğinde yanında bir kadeh şarabımla çok hayal kurarım...Geçmişe giderim...Gelecek için kafama koyduğum şeyler bu dakikalarda şekillenir:))

Altıncı olarak...
İyisiyle kötüsüyle kinciyimdir...Asla bana yapılan bi iyiliği unutmam ve mutlaka karşılık veririm..Aynı zamanda yapılan kötülüğüde burnundan gelmesi için bekler en zayıf anında acısını çıkartırım:)) İnsanlara değer veririm...Severim...Özel günleri asla unutmam...Hatırlarım ve hatırlanmayı severim....

Yedinci olarak...
Güçlüyümdür...Kendime güvenirim...Ağlamayı sevmem...Ağlamakta gülmek kadar doğal gelmez bana...İçim ağlar ama yüzüm güler mutlaka...Kimseye belli etmeden kendim çözmeye çalışırım....Tek çözemiyeceğimi düşündüğüm şey Ölümdür...Çok korkarım ve ağlarım....

Sınırlama olamasa daha yazarım....Sanırım bu günlük ve yazı yazma olayınıda çözdüm:)))
Bende

Hadi bakalım biraz terlemek isterseniz...
Öpüyorum herkesi....




18 Ocak 2010 Pazartesi

TEŞEKKÜR EDERİM....


Ben geldimmm...
Yazımı yazmadan önce bir kez daha baktım yüzüğüme ve derin bi iç çektim...
Küçükken bana sorarlarmış 
Büyüyünce ne olcaksın 
Gelin olcam dermişim
İşte benim maceram böle başladı...
Evlilik delisi olarak görmeyin...Ama hepimizin hayalini ben her zaman çok derin yaşadım...

    Kırmızı kurdelalı bohçalarımı 
hayal ettim....

 
Anneciğim teşekkür ederim...Herşeye tek tek özen gösterip...Sevginle, biliyorum ki mutluluktan akıttığın gözyaşınla hazırladığın için...

Tek taşımı hal ettim...
        Babacığım, sevgilim teşekkür ederim...      
Benim için engüzelini istediğiniz için...
                                                                
                                                                
      Pastamı hayal ettim...
      İncicim teşekkür ederim...Bütün güzelliğini, heyecanını pastanın her köşesinde hissettirip bir kere daha benim için harikalar
   yaratıp kahramanım olduğun için...
              
Annem gözyaşlarını ben üzülmeyeyim diye mutluluğunun arkasına saklayıp yatağından herşeyin gönlümce olması için koşturduğun için...

Babacığım aklımın kaldığı herşeyi yapabilmek için verdiğin uğraş için...

Kardeşim benim yanımdan hiç ayrılmadan bütün herşeyi organize edip, yorgunluktan hiç şikayet etmediğin için 
Çok teşekkür ederim...

Annem, kardeşim, babam, doslarım ve mutlu olmam için seferber olan bütün sevdiklerim....
O kadar gurur duydumki sizlerle...Pır pır dönmeniz, muhteşem organizasyon yeteneğiniz, Ben mutlumuyum diye gözlerime bakıp anlamaya çalışmalarınız...Kaşım düşse bişimi istiyosun diye başıma toplanmalarınız...
Evet çok mutluydum...O kadar mutluydumki hiç bir fotoda dişlerimden dudaklarımı göremedim henüz....
 Teşekkür ederim en çok bizim hikayemizde yanımızda olduğunuz için....

Şu anda sabırla bu satırlarımı hala okuyan...
Vermem gereken zor kararlarda sizlere başvurduğumda, Duygularımı, karışıklıklarımı anlattığımda beni yalnız bırakmayıp tecrübeleriniz, verdiğiniz akıllarla beni yönlendiren blog arkadaşlarım gerçekten teşekkür ederimm hepinize..







15 Ocak 2010 Cuma

SİZE ANNE DİYEBİLİRMİYİM??



Dün akşam yastığa başımı koydum ve sanki hayatım film şeridi gibi geçti gözümün önünden...
Annem beni yandan bübüşcüm diye severken...Bizim için yaşadın be annem dedim içimden...
Hayat ne kadar garip toprağa ekin ek yetiştir büyüt...Meyve vermesini bile beklemeden sadece mutlu olması için karşılıksız sevginle açtır çiçeklerini...Sonrasında
Yaramaz bir çocuk bahçene girsin ve en güzel meyvelerini toplasın, çiçeklerini koparsın....Ama biliyosun annecim kökü sende,bahçende,kalbinde çok değerli çiçeğinin...
Bir tarafta senin için yaptığı herşeyi sadece bir "ANNE" lafıyla ödüllendirdiğin... Karşı tarafta daha 2 gün tanıdığın birine yine ANNE diyebilmek...Bu haksızlık değilmi...Hayatta anneme verdiğim tek değerli şey onun için..Çok büyük bir hata yaptığında bile Anneciğim lafıyla ve yanağında yapıştırdığın küçücük bir öpücükle bitirmezmisin bütün küslükleri...Bazı şeylerin, olayların durumların, değerlerin net,somut sıfatları vardır...Anne, baba, kardeş....Arkadaşına dost diyemezsin ki...Dostuna arkadaş demek inciltmez mi kalbini....Kükrersin "sen benim dostum kardeşimsin" diye...
Sonra içimi rahatlattım "hayır ben sadece sıfatı paylaştırcam" Anne lafımı ikiye bölücem...Anne sevgisini değil diye düşünürken...
Durdum..Acıdım kendime bu kadar basit ve yüzeysel düşünebilmeme....
Sen değilmisin..Bu kadının oğlunu deli gibi seven, çocuklarının babası olmasını isteyen, hayatını onla beraberken isteyen...Nasıl sadece bir sıfat olarak bakabilirsin...Oğlu için hayatını vermiş, meyve vermesini beklemeden sevmiş,Evett tıpkı senin,benim hepimizin annesi gibi....
Geçen hafta tanıştığımızda inanırmısınız tarif edilemez bir şekilde sevdim ben onu...Sanki hep benim yanımdaymış gibi...Sanki annemle ikisinin bahçesi aynı yerdeymiş gibi annem hasta olduğunda, beni sulamış, yapraklarımı sevmiş, banada hayatından bir parça vermiş gibi..
Sevdiğim adamın biriciği, hayatının anlamı benimde anlamım olurmusun...Beni severmisin...Bahçende banada yer açarmısın...Hiç üzmicem seni, mutlu olucaz söz veriyorum...
Sadece sıfat olarak değil sevgimle, içimden gelerek, dolu dolu kucaklayarak geliyorum hayatınıza
Kayınvalideciğim,
SİZE ANNE DİYEBİLİRİYİM??