7 Aralık 2009 Pazartesi

HERGÜNÜMÜN TEK RUTİNİ....



Vazgeçemedim, hiç birgün aldatmadım ben onu,  oda beni bırakamadı..
Hergünümün tek rutini Türk Kahvesi..
Ben dudaklarımla anlatırım köpüğüne hüzünlerimi,mutluluklarımı,tereddütlerimi, O da  bana telvesiyle cevap verir...
Acı içerim kahvemi.. 
"Kahvenin kahve olabilmesi için şeytan kadar kara,  cehennem kadar sıcak, cennet kadar güzel, ölüm gibi acı olması gerekir" kabul ederiz aramıza bu söylevide ....

Severim onun içinde olduğu sohbetleri..Dostlarımla, sevdiğimle, annemle, kuzişimle,kardeşimle...
Aşıkların ilk buluşması onunla başlar, kederlendiğinde onunla konuşursun sana anlatır, sarhoş olur dünya döner onunla durdurursun, bir fincan kahvenin kırk yıl hatrı yokmudur ki senin için..
Atalarımızdan mirastır bize, başkaları sahip çıkmaya kalksada değiştiremezler gerçeği..
Bizimde mirasımız olmalı çocuklarımıza, torunlarımıza.Bırak gitsin bakır cezvesinde dumanı tütmeyen, tarihi, sevdası, hatıraları olmayan kupalarındaki kahvelerini.
Hayatın, sevdaların, kızgınlıkların, arzuların geçip gidiyor işte.. Yalnız koma kendini  bırak sana yoldaşlık etsin serüveninde....
Al sigaranı, buz gibi soğuk limonlu suyunu anlat ona içinden geçenleri....
Ağla, gül, sinirlen emin ol ortak olacak sana ve yollarınızı ayıramadan beraber yaşlanacaksınız....